KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7064 E., 2011/2043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının miras bırakanının nüfusa kaydı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. madde hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı dedesi ...’in nüfus hanesinde annesi görülen ...’den mirasçılık belgesinin verilmesini istemiş, delil olarak da dedesinin nüfus aile kayıtlarını dosyaya ibraz etmiştir. Davacı, mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmesi için miras bırakanın öldüğünü ve ölüm tarihini, miras bırakan ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır.
Dosyada bulunan nüfus aile tablosunda davacının dedesi ...’in ölü olduğu ve nüfusa tescil tarihinin ise 12.07.1904 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Nüfus tescil tarihinde miras bırakanın yaşamadığı bu tarihten önce öldüğü ve tek çocuğunun ... olduğu, dosyaya sunulan nüfus kayıtları uyarınca ...’in kızı ...’nın davacının annesi olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre miras bırakanın yeni Medeni Kanun öncesinde öldüğü, davacının miras bırakanla aralarındaki irs bağını kanıtladığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7064, K. 2011/2043, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama