KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7205 E., 2011/5491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 136 parsel sayılı 593,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 103 ada 136 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu 103 ada 136 parsel sayılı taşınmazın 10.05.1960 tarihli alım satım senedi kapsamında kalıp, tespit gününde taşınmaz üzerinde, davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
10.04.2007 tarihinde yapılan birinci keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile 25.05.2010 tarihinde yapılan ikinci keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları birbiriyle çelişkilidir. Söz konusu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.
O halde yapılması gereken; her iki keşifte hazır olan mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç ../günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilerek 10.05.1960 tarihli alım senedi uygulanmalı,
tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
UÖ
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7205, K. 2011/5491, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama