KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7289 E., 2011/5659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 117 ada 59 parsel sayılı 2.738,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile 117 ada 60 parsel sayılı 1.759,14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise yığma ahır, samanlık ve arsa niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... yargılama sırasında, taşınmazların niteliklerinin yanlış yazıldığını iddia ederek ... ve arkadaşları aleyhine dava açmış, dava konusu 117 ada 59 parsel sayılı taşınmazın niteliğinin tarla, 117 ada 60 parsel sayılı taşınmazın niteliğinin ise betonarme ev niteliği ile tapuya tescili isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın yargı yeri nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, askı süresi içinde Kadastro Mahkemesine açılmış dava konusu taşınmazların niteliğine ilişkin kadastro tespitine itiraz davasıdır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. ve 26. maddeleri hükümleri uyarınca askı ilanı süresinde açılan bu tür davalara Kadastro Mahkemesinde bakılır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur.
Mahkemece her ne kadar 3402 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi uyarınca yargı yeri farklılığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu madde “kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re’sen düzeltileceğine ilişkin olup”, taşınmazların niteliği ile ilgili değildir.
Öte yandan, kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Dava konusu 117 ada 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazlar davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı tespit maliki olmayan davalı ... ve arkadaşları aleyhine dava açmıştır. Kadastro sicilini ilgilendiren tashihe ilişkin davalarda Hazine'nin davada taraf olması şarttır. Davacı tarafın, davayı Hazine'ye yöneltmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7289, K. 2011/5659, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama