KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7398 E., 2011/6576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... Otomotiv Turizm İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti. ve davalı ...Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davacı ve davalı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların hükmedilen miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. HUMK'nun 284. maddesi hükmüne göre de hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez. Öte yandan.
HUMK’un 286.maddesi hükmüne göre bilirkişi görüşü hakimi bağlamaz ise de bir kez bilirkişi görüşü alındıktan sonra bundan dönülerek uyuşmazlığın çözümü hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında görüşüne baş vurulan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm verilmiş ise de davanın çözümünün teknik bir bilgiyi gerektirdiği, bu nedenle bilirkişi incelemesine karar verildiği ve tarafların rapora itiraz ettikleri gözetildiğinde rapora yönelik itirazlar değerlendirilmeden ve bu hususta ek rapor alınmadan ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Kaldı ki, dosya içerisinde mevcut olan ve ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile mahkemece benimsenen bilirkişi raporu arasında endeks tüketim değerlendirilmesi yönünden açıkça çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; dosyanın bu kez konusunda uzman bir bilirkişi kuruluna verilerek, somut olayda kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususunda bilirkişi kurulundan tarafların itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime elverişli rapor alınmalı, davacı tarafın icra takibi nedeniyle istemekte haklı olduğu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı duraksamaksızın belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7398, K. 2011/6576, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama