KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7489 E., 2011/5650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü: 1 ada 30 parsel sayılı 20.327,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına dere yatağı niteliği ile tespit edilerek 3.3.1987 gününde kesinleşmiştir.
Dava konusu 1 ada 110 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar 1 ada 30 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen arsa niteliği ile dava konusu 1 ada 109 parsel sayılı taşınmaz ise tespit harici yoldan ihdasen arsa niteliği ile davalı Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı Hazine, ... Belediyesi Tüzel Kişiliği, ..., ... ve ...
İnşaat Şirketi aleyhine tapu iptal ve tescil, tazminat ile ecri-misil davaları açmıştır. Yargılama sırasında 1 ada 102 parsel sayılı taşınmazın tamamı, 1 ada 101 ve 109 parsel sayılı taşınmazların birer bölümlerinin dava ve temyize konu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davaların 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği 3.3.1987 günü ile davacı tarafından tapu iptal ve tescil davasının açıldığı 18.2.1999 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Tapu iptal ve tescil davası hak düşürücü süreye ulaştığına ve davacı taraf da dava konusu taşınmazlarda ... kalmadığına göre, artık davacı taraf dava konusu taşınmazlar için maddi tazminat ve ecri-misil bedeli isteyemez.
Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7489, K. 2011/5650, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama