KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7913 E., 2011/6483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davanın davacısı ... ile birleşen davanın davalıları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Asıl ve birleşen dava haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden davacı tarafın işletmekte olduğu büfenin yapılan metro inşaatı çalışmaları sırasında yıkıldığını öne sürerek, karşılanmayan zararının tahsili istemi ile asıl ve birleşen davayı açtığı, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde zarar kalemi olarak kar ve faiz kaybı zararına yer verilmiş ise de, yargılama sırasında bunların miktarı ve nereden kaynaklandıkları, açık bir anlatımla zarar kalemlerine ilişkin talepleri davacı tarafa açıklattırılmamış, buna ilişkin tüm delilleri toplanmadan hasar yönünden bilirkişiden rapor alınmıştır. Dava konusu talepler açıklanmadığı için alınan bilirkişi raporunun denetime açık olmadığı kuşkusuzdur.
Kaldı ki, bilirkişi raporuna davacı tarafından da itiraz edilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile itiraza uğramış bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
O halde, davacı tarafa öncelikle meydana gelen olay nedeniyle uğradığını öne sürdüğü zarar kalemlerinin neler olduğu, her bir zarar kaleminin nereden kaynaklanıp miktarının ne olduğu hususu açıklattırılmalı, buna ilişkin tüm delilleri toplanmalı, daha sonra davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz ettiği de gözetilerek bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmeli, hüküm verilirken de asıl ve birleşen davalardan her birinin bağımsızlığını koruduğu gözetilerek her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7913, K. 2011/6483, 28 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama