KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7921 E., 2011/5312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 190 ada 25 parsel sayılı 2607,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacı ... ile davalılar ... ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tümünün davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 190 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı ... taşınmazın, miras bırakanı babası ...'dan kaldığını ve eklemeli zilyetliğinin 50 yılı aştığını iddia etmiş, davalılar ... ... ve ... ise; taşınmazın davacı ile ortak miras bırakanları ... ile ...'nin kardeşi ...'ten kaldığını ve paylaşılmadığını savunmuşlardır. Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın öncesinin kime ait
olduğu, kime ne şekilde intikal ettiği, miras malı olup olmadığı, miras malı ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kim tarafından zilyet edildiği tam olarak araştırılmamıştır.
O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı babası ...'dan mı, yoksa tarafların ortak miras bırakanı ... ile kardeşi ...'ten mi kaldığı tüm mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus kayıtları da getirtilerek belirlenmeli, ortak miras bırakan ... ve kardeşi ...'ten kaldığının anlaşılması halinde ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazın davacı veya davalının ya da mirasçılardan hangisinin payına isabet ettiği araştırılmalı, paylaşma yapılmamış ise taşınmazın terekeye dahil olduğu kabul edilerek; uyuşmazlığın, "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacının payı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde ise, davalı ile davacı arasında irsi ilişkinin bulunmayacağı gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7921, K. 2011/5312, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama