KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/805 E., 2010/3072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ve ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava konusu 76 parsel sayılı 375.750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hükmen mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., tapu kaydına, bağışa ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 76 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 12.9.2007 havale tarihli rapor ve 3 nolu krokide (B) harfi ile işaretli 20.000 m2 yüzölçümündeki bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin temyizi dava konusu 76 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 12.9.2007 havale tarihli rapor ve 3 nolu krokide (B) harfi ile işaretli 20.000 m2 yüzölçümündeki bölüme ilişkin hükme yöneliktir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve eki 3 nolu krokide (B) harfi ile işaretli bölümünün davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, kamu malı niteliğinde mera olmadığı, ayrıca tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Taraflar arasındaki ihtilaf dava konusu taşınmazın temyize konu bölümüne davacı tarafın tutunduğu “..., ..., sahibi senet ve Kızılburun” sınırlarını ihtiva eden tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı yönünde toplanmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmünde kayıtların kapsamının ne şekilde belirleneceği duraksamasız açıklanmıştır. Davacı tarafın tutunduğu 22.9.1949 tarih 4, 9.12.1953 tarih 9 sayılı pay tapu kayıtları ile bu tapu kayıtlarının geldileri olan Teşrini Sani 308 tarih 49, 50, 54 ve 55 sayılı pay tapu kayıtlarında “..., ..., sahibi senet ayrıca ..., ... ve ... burun” sınır yeri olarak tarif edilmiştir. Kural olarak bu nitelikteki sınır yerlerinin değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınır yerleri olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca sözü edilen tapu kayıtlarının kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur.
Davacı tarafın tutunduğu pay tapu kayıtlarının, yüzölçümünden fazla olarak dava dışı 231, 335 ila 385 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, dosya kapsamı ile belirlendiğine göre dava konusu taşınmazı kapsaması mümkün değildir. Öte yandan dava konusu 75 parsel sayılı taşınmazın İslahiye Kadastro Mahkemesinin 13.3.1992 tarih 1973/180-1992/96 E.K. sayılı ilamı ile mera olarak sınırlandırılmış ve hüküm kesinleşmiştir. Davacı taraf kadastro Mahkemesinin dosyasında taraf olmasa bile bu hüküm davacı aleyhine güçlü delil niteliğindedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/805, K. 2010/3072, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama