KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/8050 E., 2011/3284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölümün, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.
HUMK'nun 1. maddesi hükmüne göre de, mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hiçbir mahkeme kendi görevini aşan bir davaya bakıp sonuçlandıramaz. Bu kural davada ön sorun oluşturan konularda da uygulanır. Bir mahkemenin kendi görevine giren bir davayı sonuçlandırabilmesi diğer bir mahkemede görülmesi gereken başka bir uyuşmazlığın çözümüne bağlı olması halinde mahkemenin bu uyuşmazlığı ön sorun yapması, bu konuda üst mahkemede dava açması için ilgili tarafa yetki ve süre vermesi, açılacak davanın sonucunu beklemesi ve ön sorun çözüme kavuşturulup kesin hükme bağlandıktan sonra bunun sonucuna göre önündeki davayı sonuçlandırması gerekir.
Açılan bir davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için taraflarca dayanılan ve neticeye etkisi bulunan tüm delillerin eksiksiz toplanması, resmi mercilerde bulunan ve hüküm verilebilmesi için gerekli olan tüm belgelerin getirtilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince dosya kapsamında bulunan delillere göre; davacı, annesi ....'nin babasının ölümü üzerine ... ... ile evlendiğini, bu evlilikten çocuklarının olmadığını ve ... ...'ın önce öldüğü halde nüfus kayıtlarına işlenme sırasında annesinin daha önce öldüğü kabul edilerek yanlış tescil edildiğini, bu durumun düzeltilmesi bakımından Asliye Hukuk Mahkemesinde hasımlı tespit davası açtığını, annesinin kocası ... ....'dan sonra öldüğünün tespitine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek önceki günlü mirasçılık belgelerinin iptaliyle yenisinin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece nüfus kayıtları düzeltilmeden tespit kararına dayanılarak mirasçılık belgelerinin iptaline karar verilmiştir. Nüfus kayıtlarının incelenmesinde miras bırakanların Antalya İli, .... İlçesi, .... Köyü, Cilt 87, Hane 32'de nüfusa kayıtlı ... ve ... kızı...'ın 15.10.2002 tarihinde öldüğü, aynı yerde nüfusa kayıtlı eşi ... ve .... oğlu ... ....'ın 10.02.2003 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.(T.M.K.7) Bu kayıtlar aksi sabit oluncaya kadar doğru olduğu kabul edilir ve kural olarak mirasçılar da resmi kayıtlara göre belirlenir. Bu kayıtlar düzeltilmedikçe kayıtlar aksine mirasçılar belirlenemez. Dosya kapsamına göre, miras bırakanların nüfus kayıtlarında davacının annesi...'ın diğer miras bırakan ... ...'dan önce öldüğü, bu resmi sicilin aksine davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/8050, K. 2011/3284, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama