KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/8056 E., 2011/6132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız şikayetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı tarafın Anayasa ile tanınmış hak arama özgürlüğü sınırını aştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı TMK.nun 24. maddesi hükmünde genel olarak açıklandığı üzere manevi tazminat hakkının doğması için kişilik haklarına bir saldırı bulunması, kişilik ... zedelenen kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması gibi eylemi haklı kılan ve manevi tazminat sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin bulunmaması zorunludur.
Anayasanın 36. maddesi hükmüne göre herkes, yasal vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Bu madde ile tanınmış olan hak arama, bir başka deyişle ihbar ve şikayet hakkının kullanılması nedeniyle kişilik hakları zarara uğrasa bile, hak arama özgürlüğü üstün bir hak olarak hukuka uygunluk nedeni sayıldığından bundan zarar gören kişilerin tazminat hakkının doğmayacağı kuşkusuzdur.
Ancak bu özgürlük sınırsız olmayıp, ihbar ve şikayet hakkının kasten ve zarar verme amacı ile veya keyfi olarak ya da uzak ihtimallere göre, herhangi bir delil ve emare bulunmadan, yeteri kadar araştırma yapılmaksızın kullanılmaması gerekir. Aksi halde hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılmış olması nedeniyle hukuka uygunluk nedeni ortadan kalkacağından manevi tazminata karar verilmesi gerekeceğinde de kuşku duyulmamalıdır.
Dosya içeriğinden, davalı şirketin adına tescilli endüstriyel tasarımlardan silindirik kahve silosunun taklit edildiği iddiasıyla davacı şirket yetkilileri hakkında şikayette bulunduğu, bunun üzerine davacı şirketin şubelerinde bulunan silindirik kahve silolarının toplatıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddialar ciddi görülerek davacı şirket yetkilileri hakkında 554 sayılı KHK'ya muhalefet suçundan İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda verilen beraat kararının Yargıtay 7.Ceza Dairesi’nce onandığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin şikayeti üzerine açılan kamu davası sonunda beraat kararı verilmesi davalı şirketin hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını kabule yeterli değildir. Şikayet dilekçesinde yer alan hususların savcılıkça ciddiye alınarak kamu davası açıldığı gözetildiğinde şikayeti haklı gösterecek delil ve emarelerin bulunduğu, böylelikle somut olayda anayasal şikayet hakkının kullanıldığının kabulü gerekir.
Şikayetin haksız olduğundan söz edilemeyeceği için de tazminat şartlarının oluşmayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece bu olgular gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/8056, K. 2011/6132, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama