KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/8091 E., 2011/6008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 107 ada 56 ve 110 ada 238 parsel sayılı sırasıyla 522509.13 m2 ve 4371.42 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile 103 ada 47 parsel sayılı 3220.98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ... ...'ye ait olduğu ancak bu kişinin zilyetliğini terk ettiği öne sürülerek hali arazi niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ... ... terekesi adına dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 110 ada 238 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, 107 ada 56 ve 103 ada 47 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 107 ada 56 ve 103 ada 47 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı ...'nin zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, 110 ada 238 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... ve paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin tüm davalı ...'nin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı babası ... ... terekesi adına dava açmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 29/2 maddesi hükmüne göre, bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir. Aynı şekilde 30/2 madde hükmüne göre de dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı taktirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmazın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. 3402 Sayılı Yasanın 29. ve 30. madde hükümleri nazara alındığında davacının tereke adına dava açma hak ve yetkisinin bulunduğu gibi taşınmazların tüm mirasçılar adına tescilini isteme hak ve yetkisi de bulunmaktadır. Öte yandan HUMK'un 74.madde hükmüne göre hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/8091, K. 2011/6008, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama