KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/903 E., 2010/2724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Öğreti ve uygulamada eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yarar dava koşulu olup taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir.
Taşınmaz üzerinde daha önce mevcut olan bütünleyici parça niteliğindeki muhdesata eklenti niteliğinde yeni bölümler ilave edilmesi veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini sağlayan işlerdir. Mevcut muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi veya bakım ve onarımının yaptırılması muhdesatın bu işleri yapan kişiye ait olması sonucunu doğurmaz.
Bu tür işlerin yapılması için harcanan giderler muhdesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri karşılayan kişinin koşullarının varlığı halinde bu giderleri veya paylarına düşen kısmını B.K. 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın malikinden veya diğer maliklerinden isteyebilir.
Taşınmazdan yararlanmaya son verilmesi halinde istenebilir hale gelecek bu giderlerin önceden tespitini istemekte hukuki yararın bulunmadığı da kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, toplanan delillerden paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 195 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 katlı kargir binanın taraflar pay sahibi olmadan önce de taşınmaz üzerinde mevcut olduğu, davacı tarafın taşınmazda paydaş olduktan sonra taşınmaz üzerindeki mevcut bu muhdesata çıkma şeklinde eklentiler, mutfak ve banyoda bakım ve onarımlar yaptığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetildiğinde davacı tarafın muhdesat niteliğindeki eski binaya sonradan yaptırdığı bu eklentilerin, bakım ve onarımların bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmadığı, tümüyle bina değerini artıran faydalı ve zorunlu işlerden olduğu, yapılan bu iyileştirme giderlerinden payına düşen kısmını sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ileride açacağı eda nitelikli alacak davasında davalıdan isteyebileceği, bu giderleri kimin yaptığının ve değerinin eda nitelikli alacak davasında tartışılıp değerlendirileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/903, K. 2010/2724, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama