KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/950 E., 2010/2880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz anılan verginin matrahına dahil olmadığından, haksız fiilden kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faiz hesabı yapılırken işlemiş faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamamasına göre davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kurulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Davacı taraf davalının kaçak elektrik borcunun tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine takip başlatmış, 1.316,93 TL asıl alacak, 2.514,46 TL gecikme zammı, 452,60 TL gecikme zammının KDV’si olmak üzere toplam 4.283,99 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme ... bulunmayan davacı tarafın kaçak elektrik bedelini zamanında ödenmemesi nedeniyle dava dilekçesinde gecikme zammı olarak davalıdan istediği bedelin Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizi olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek bedelin buna göre belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda davacı tarafın asıl alacağının 1.316,93 TL olduğu açıklanmış, mahkemece de verilen bu rapor doğrultusunda 1.316,93 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki, bilirkişi tarafından işlemiş faiz hesaplanmadığı gibi, mahkemece icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir.
Hal böyle olunca, dosya yeniden bilirkişiye verilmeli, davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu işlemiş faiz ve toplam alacak miktarı yeniden hesaplatılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek asıl alacak ve işlemiş faiz toplam miktarı üzerinden itirazın iptaline ve B.K. 104/son maddesi gözetilerek asıl alacağa takipten sonrası için faiz yürütülmesi suretiyle takibin devamına karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/950, K. 2010/2880, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama