KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/961 E., 2010/2917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafın paydaşı bulunduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Toplanan delillerden, taşınmazın öncesinde davacının babasına ait olduğu ve muvazaalı olarak davacıya satıldığı, üçüncü kişilerce açılan dava neticesinde satışın ve dolayısıyla tapu kaydının iptal edildiği, iptal kararı ile kendilerine düşen payların dava dışı kişilerce davalılara satıldığı ve davalıların taşınmazda bu suretle paydaş oldukları, davacının satıştan önce taşınmaz üzerinde bulunan bağ niteliğindeki muhdesatı kendisinin yaptığını öne sürerek dava açtığı anlaşılmaktadır.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Taşınmazın arzının maliki olan paydaşlar tapu payları oranında taşınmaz üzerindeki muhtesatların da maliki sayılırlar.
Somut olayda davalılar, taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten ve tapu kaydı iptal edildikten sonra taşınmazda paydaş olduklarına göre, bu satın alma ile üzerindeki muhdesatın da bedelini ödeyerek taşınmaza sahip oldukları tartışmasızdır. Bu halde sebepsiz zenginleşen tarafın taşınmazı davalılara satan kişiler olduğu, davacı tarafın ise ancak o kişilere karşı sebepsiz zenginleşme davası açabileceğinin kabulü gerekir. Davalıların sonradan pay satın almakla taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat payını da satın aldıkları gözetildiğinde, verilecek tespit hükmü ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemece dikkate alınamaz ve tespit hükmü de bir sonuç doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/961, K. 2010/2917, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama