İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/111 K.2011/7746

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine, davacı-davalı ... ... ve davalı ... mirasçılarından ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya…

Esas2011/111Karar2011/7746Tarih7 Aralık 2011Okuma6 dk · 1.252 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2011/111 E., 2011/7746 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.252 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine, davacı-davalı ... ... ve davalı ... mirasçılarından ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava konusu 3 parsel sayılı 44.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... (...) ile ... (...) adına, 305 parsel sayılı 39.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise Hazine adına komisyon kararı ile tespit edilmiştir. Davacı ... ... miras hakkına dayanarak 305 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı Hazine ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır.

Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucu davacıların davasının kısmen kabulüne, dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada 20.172.07 m2 yüzölçümündeki bölümünün ayrı bir parsel numarası verilerek davacı-davalı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 24.027.93 m2 yüzölçümündeki bölümünün ayrı bir parsel numarası verilerek taşınmaz iki pay kabul edilerek 1 payın ...'nın Sulh Hukuk Mahkemesinin 1980/35-38 E.K. sayılı ilamında gösterilen mirasçıları adına,

1 payın ...'nın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/121-117 E.K. sayılı ilamında gösterilen mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 305 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli rapor ve haritada 8.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün yeni bir parsel numarası verilerek taşınmaz 2 pay kabul edilerek 1 payın ...'nın Sulh Hukuk Mahkemesinin 1980/35-38 E.K. sayılı ilamında gösterilen mirasçıları adına, 1 payın ...'nın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/121-117 E.K. sayılı ilamında gösterilen mirasçıları adına payları oranında,

geri kalan 31.100 m2 yüzölçümündeki bölümünün yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine, davacı-davalı ... ve davalı ... mirasçılarından ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın Kadastro komisyonunca davalılar ... (...) ile ... (...) adına tespit edildiği, davacı Hazine'nin yalnızca ... (...)'ı hasım göstererek dava açtığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki adı geçenlerinin veraset ilamlarının dosyada bulunmasına rağmen mahkemece mirasçıları davaya çağırılarak yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmadığı gibi karar başlığında dahi mirasçıları tam olarak gösterilmemiştir.

Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.

O halde belirtilen tespit malikleri ... (...) ile ... (...)'ın mirasçılarının adresleri belirlenerek dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

2-Mahkemece dava konusu 305 parsel sayılı taşınmaza davacı ... ...'nın miras bırakanı ... adına oluşturulmuş 1 nolu vergi kaydının taşınmaza uyduğu, vergi kaydının kuzeyinin mera okuması nedeniyle genişletilebilir sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlasının meradan kazanılmış olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma uygulama ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki; davacı tarafın tutunduğu 1 nolu vergi kaydının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış, taşınmaz başında yapılan keşifte yerinde uygulanmamış, uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 09.06.2010 tarihli raporda taşınmaza uyduğu belirtilmesi üzerine hükme esas alınmıştır.

Dava konusu 305 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek tespit dışı bırakıldığına göre, yanlar arasındaki uyuşmazlık öncelikle dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler tespit dışı bırakılan yerin köylerinin kadim merası olduğunu bildirmişler ise de bilirkişilerin taşınmazın bulunduğu köyden seçilmiş olmaları usule uygun değildir.

Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır.

O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, Mülki Amirlikten sorulup saptanması zorunludur.

Mahkemece bu doğrultuda yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı ise Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, özellikle davacı ... ...'nın tutunduğu 1 nolu vergi kaydının başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı,

bundan sonra dava sonucunda yararı bulunmayan yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen elemanı eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı,

uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilirkişi ve tanıklardan tespit bilirkişilerinden ayrıntılı, gerekçeli,

olaylara dayalı bilgiler alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmü uyarınca ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,

komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespitine esas alınan kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davacı ... ...'nın tutunduğu 1 nolu vergi kaydının yerel bilirkişiler eliyle yerine uygulanmalı, vergi kaydının taşınmaza ait olduğunun anlaşılması halinde değişebilir sınırlı olması sebebiyle miktarı ile geçerli olduğu,

miktar fazlası yönüyle zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı tartışılmalı, gerektiğinde zilyetlik araştırması yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, davacı ... ...'nın, miras bırakanı ...'nın payına yönelik dava açabileceği,

amcası ... mirasçıları adına talepte bulunmamasının hukuken mümkün olmadığı gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi hüküm yerinde mirasçıların adları ve payları gösterilmeksizin veraset ilamına atıf yaparak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Az yukarıda izah edilen nedenlerle 1 nolu bendin davacı-davalı Hazine, davacı-davalı ... ... ve davalı ... mirasçılarından ... ve paydaşlarının 2 nolu bedin ise davacı-davalı Hazine ve davacı-davalı ... 'nın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 parsel sayılı taşınmazla ilgili bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/111, K. 2011/7746, 7 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/111
Karar No
2011/7746
Tarih
7 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/111 K.2011/12772
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/113 K.2011/29722
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/115 K.2011/29683
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/117 K.2011/7884
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/124 K.2011/4984
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/130 K.2011/22017

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.