KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1232 E., 2011/8041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 176 parsel sayılı 2500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ... adına tespit edilmiş, yapılan tespit 12.05.1986 gününde kesinleşmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın kanunları uyarıca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek 30.01.1997 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine'nin davasının 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi hükmüne göre reddine karar verilmiştir. Anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31-77 E.K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 23.7.2011 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İptal kararının kesin hüküm halini almamış davalarda uygulanacağı da kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak "bağyeri" niteliği ile tespit edildiği, davacı Hazine'nin taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığı gözönüne alındığında, dava konusu taşınmazın iptal kararının gerekçesinde belirtilen nitelikteki kıyı, orman v.s. yerlerden olmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle iptal kararı kapsamında kalmadığı belirlendiğine göre; kadastro tespitinin kesinleştiği 12.05.1986 günü ile davacı tarafından tapu iptali ve tescil davasının açıldığı 30.01.1997 günü arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1232, K. 2011/8041, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama