İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1299 K.2012/1703

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2011/1299Karar2012/1703Tarih13 Mart 2012Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2011/1299 E., 2012/1703 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, kararda gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve karar verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün diğer temyiz itirazına gelince, mahkemece iş sahibi davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunun bulunduğu gerekçe gösterilerek hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Eser sözleşmelerinde iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir.

Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde kural olarak iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir.

İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı Kanunun 51/2. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince, mahkemece, davalılar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ile Özel ve Teknik Şartname celp edilip hükümleri yukarıda açıklanan yönden incelenmemiştir.

O halde, yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında davalılar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ile Özel ve Teknik Şartnamenin celp edilip incelenmesi, iş sahibi davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’ne işin yapımı sırasında yüklenici şirkete emir ve talimat verme, işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanındığının tespiti halinde davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün de diğer davalı ile birlikte zarardan ortak (müteselsil) olarak sorumlu tutulması gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile davalı İSKİ Genel Müdürlüğü hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

3-Davalı şirketin temyiz itirazına gelince, mahkemece davalı şirket yönünden yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesi hükmüne göre herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.

Ayrıca, alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde ise zarar sorumlularına aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Husumet defi olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerekir.

Dava dilekçesinde davacı, davaya konu hasarın iş sahibi davalı İSKİ Genel Müdürlüğü adına çalışma yapan diğer davalı yüklenici şirket tarafından meydana getirildiğini öne sürmüş, davalı şirket bu iddiayı inkar etmiş, tutanak tarihinde tutanağa konu yerde çalışmalarının olmadığını, hasarla bir ilgilerinin bulunmadığını, davanın “... Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.” aleyhine açıldığını, kendi ticari ünvanlarının ise “... İnş. Taah. Proj. Müş. İth. İhr. Temsil Nak. Ltd.

Şti.” olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Hasar tespit tutanağında hasarı yapanın “... İnşaat” olduğu yazılmış olmakla birlikte, davalı şirketin yönetici ve çalışanlarının imzası da bulunmamaktadır.

Mahkemece tutanak düzenleyicileri dinlenmemiş, davalı şirketin savunması üzerinde durulmamış, olay yerinde kimin çalışma yaptığı diğer davalı İSKİ Genel Müdürlüğünden sorulup saptanmamış, toplanan deliller hasarın davalı şirket tarafından meydana getirildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı halde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İddia ve savunma üzerinde yeterince durulmadan eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.

Hal böyle olunca, kanıt yükünün davacı taraf üzerinde olduğu dikkate alınarak öncelikle tutanak düzenleyicilerinin dinlenmesi, tutanak düzenlenen adreste ve olay tarihinde hangi firmanın kim adına çalışma yaptığı diğer davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nden sorulup saptanması, davalı savunması yeterince irdelenip husumet sorunu açıklığa kavuşturulduktan sonra davanın esası yönünden bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.

4-Davalıların hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bu yönden yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.

Dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.

O halde, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delillerinin sorulup saptanması, bu konuda gösterilecek delillerin toplanması, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru da görülmemiş, davalıların temyiz itirazının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir.

5-Kabule göre de, davacının temyizi, davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretine yöneliktir. Talebin 5,18 TL’lik kısmı reddedildiğinden bahisle davalılar yararına 1.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğundan davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yararına, (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı şirket yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davalılar yararına, (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 13.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1299, K. 2012/1703, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1299
Karar No
2012/1703
Tarih
13 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/1299 K.2012/5283
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/1299 K.2012/3609
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/1299 K.2012/437
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/1300 K.2012/4900
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/1301 K.2012/7872
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/1301 K.2012/438

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.