KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/147 E., 2011/6900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2011
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 137 ada 7, 143 ada 1, 210 ada 4 ve 211 ada 16 parsel sayılı sırasıyla 1607,05 m2, 13538,22 m2, 7094,21 m2 ve 8545,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, vergi kayıtlarına dayanarak ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, diğer taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından esasa, davalı ... tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 137 ada 7, 210 ada 4 ve 211 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde lehine tescil hükmü verilen davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise tespit gününde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği,
davalının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Öte yandan.
Kadastro davalarında hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesine göre değil 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi hükmü gözetilerek avukatın emek ve mesaisi dikkate alınarak maktuen belirlenmesi gerekmesine göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik de bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/147, K. 2011/6900, 16 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama