KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1475 E., 2012/7305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 1179 parsel sayılı 880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece araştırma ve uygulamaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğinden davacı ... mirasçısı ...'ın hükmü 11/01/2011 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının hükmü 16.11.2009 tarihinde temyiz ettiği, ancak temyiz masraflarının tamamlanmasına ilişkin ihtarlı tebligatın tebliğine rağmen davacı tarafça kesin süre içerisinde temyiz masraflarının tamamlanmadığı gerekçesiyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de davacının 16.11.2009 tarihinde hükmü gerekçeli kararın tebliğinden sonra temyiz edeceğine dair süre tutum dilekçesi verdiği, davacının gerekçeli kararın tebliğinden sonra ise hükmü süresinde temyiz ettiği ve temyiz masraflarını yatırdığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle davacı tarafın yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile zuhule dayalı olarak verilen Çaycuma Kadastro Mahkemesinin 29.01.2010 gün ve 2006/19 E, 2009/203 K. sayılı kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair hükmün ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacının asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu 1179 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, gerekli koşulları içermemektedir. Öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, tanıklar için tanıklık ücreti belirlenmeli, bu suretle dava dosyası keşfe hazır hale getirilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1475, K. 2012/7305, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama