KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1528 E., 2011/4230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.06.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın paydaşı olduğu 160 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında diğer paydaş tarafından açılan ecrimisil davasından dolayı davacının taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; her ne kadar davanın açıldığı tarihte taraflar arasında derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmamakta ise de hüküm tarihinden önce davalı tarafından dava konusu taşınmaz hakkında İznik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/370 esas sayısına kayden ortaklığın giderilmesi davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde başlangıçta bulunmayan hukuki yararın ve dava koşulunun sonradan açılan ortaklığın giderilmesi davası ile gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden usul ekonomisi de gözetilerek hukuki yarar bulunmadığından davanın reddedilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Ne var ki, mahkemece davanın esası da incelenmiş ve toplanan delillerden dava konusu muhdesatın davacı tarafından tek başına meydana getirmediği, davacı ile miras bırakan ... ... tarafından birlikte meydana getirildiği belirlenmiştir.
Bu olgu gözetildiğinde mahkemece kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 6.85 TL harcın davacıdan alınmasına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1528, K. 2011/4230, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama