KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1573 E., 2012/128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2012
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 232 parsel sayılı 49.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı-davalıların miras bırakanı ... ve paydaşları adına, 176 parsel sayılı 27.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı-davalı Hazine'nin 232 parsel sayılı taşınmaza, davalı-davacı ... tarafından 176 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak ayrı ayrı açılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece davacı-davalı Hazine ve davalı-davacı ... ve paydaşlarının davalarının kısmen kabulü ile uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen harita ve raporda (A) harfi ile gösterilen 28.400 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı-davalı Hazine adına, geri kalan 20.600 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı-davacılar ... ve paydaşları adına payları oranında, 176 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline,
taşınmazın davalı- davacıların kök miras bırakanı ... mirasçılarının zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm davacı-davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-davalı Hazine'nin temyizi; 232 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 28.400 m2 yüzölçümündeki bölümü dışındaki geri kalan 20.600 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 176 parsel sayılı taşınmazın davalı-davacıların kök miras bırakanı ... mirasçılarının zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine dair şerhe yöneliktir. Temyize konu 232 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 28.400 m2 yüzölçümündeki bölümü dışında geri kalan 20.600 m2 yüzölçümündeki.../... 2011/1573-2012/128 S.2
bölümünün davalı-davacıların tutunduğu aynı zamanda taşınmazın tespitine esas alınan Ocak 1944 tarih 45 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, 176 parsel sayılı taşınmazın ise davalı-davacıların kök miras bırakanı ... tarafından 1954 yılında imar ve ihya edilmek suretiyle tarla haline getirdiği, tespitin yapıldığı 1956 yılına kadar geçen sürenin 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesinde öngörülen zilyetlik yoluyla iktisap sağlayan süreye ulaşmadığı dikkate alındığında taşınmazın davalı-davacıların kök miras bırakanı ... mirasçılarının zilyetliğinde olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı-davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile Genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemeye aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4, 5, ve 6. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1573, K. 2012/128, 18 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama