KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1586 E., 2011/1561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ..., ..., ..., ... ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-HUMK 417/1. maddesi gereğince yargılama harcı kural olarak davada haksız çıkan açık bir anlatımla aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davacı taraftan tahsiline karar verilerek yasal düzenleme göz ardı edilmiş ise de bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 1542 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zeytin işletmesi niteliğindeki muhtesatların davacı ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
3-Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu, muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı göz önünde tutulduğunda sadece davaya konu
muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan; taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda tespit kararı verilmesine olanak yoktur.
Diğer taraftan; HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır.
Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Az yukarıda açıklanan hukuki olguların ışığı altında somut olaya gelince;
a)Muhdesatların taşınmazın zemininden bağımsız mülkiyetinin olamayacağı düşünülmeksizin mülkiyet olgusu doğuracak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Ortaklığın giderilmesi davası sırasında paylaşıma esas dağıtım cetveli ile belirlenecek muhdesat değerinin, görülen davada ayrıca belirlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı ve bu yönde bir istem de olmadığı gözetilmeksizin, bir başka mahkemenin görevine giren konuda bağlayıcı nitelikte hüküm oluşturulması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1586, K. 2011/1561, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama