KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/164 E., 2011/773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2011
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 331 ada 7 parsel sayılı 9482,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, aynı ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... ... adına miras hakkına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... kendi adına tespit edilen 331 ada 8 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, eksikliğin 331 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürmek suretiyle satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ölen davalı ...'nun mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu 331 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ...'in 331 ada 7 parsel sayılı taşınmazın maliki olan halası ... adına dava açma ... bulunmadığı gibi, dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Davacı ...'in 15.06.2006 ve 02.11.2006 tarihli beyanları göz önüne alındığında yanlar arasındaki uyuşmazlık dava konusu 331 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı aynı ada 8 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki ortak sınırın saptanmasına ilişkindir.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş; tesbitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişilerinin tümü dinlenilmemiş, gerekçesi hüküm yerinde gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın davaya konu edilen bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmazlar arasındaki sınır yeri konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, gösterilen sınır yerlerinin fiziki durumlarına ilişkin gözlem tutanağa geçirilmeli, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/164, K. 2011/773, 16 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama