KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1686 E., 2012/172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile katılan davacı ... ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu eski 22 ada 7, yeni 53 ada 7 parsel sayılı 110 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ve aynı kuvvette delile dayanılması nedenleriyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ... ve ... tapu kaydına, mahkeme ilamına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı ... ve katılan davacı ... ...'nun davalarının reddine, katılan ... idaresinin davasının kabulüne, 53 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 110 m2 yüzölçümü ile Mülhak Silahtar ... Vakfı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile katılan davacı ... ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-Katılan davacı ... kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın dayanılan Eyüp Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 17.2.1965 tarih 1959/1339-1965/592 E.K. sayılı davacısı davacı ... ile katılan davacı ... ...'nun miras bırakanı ... ... davalısı ... ve İstanbul Asliye 3.Hukuk Mahkemesinin 24.4.1935 tarih 934/94 sayılı, davacısı ..., davalısı Hazine olan elatmanın önlenmesi ve tespite itiraza dair kesin hükümlerin kapsamında kaldığı mahkemece yapılan uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak ../..
2011/1686-2012/172 S.2
kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli, külli ve cüzzi halefleri bağlayan olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz ya da taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...'nin tüm, davacı ... ile katılan davacı ... ...'nun sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve tespitten önce yapıldığı anlaşılan evin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi gereğince tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmemesi isabetsiz olduğu gibi adına tescile karar verilen vakfın adının yanlış yazılması dahi isabetsiz, davacı ... ile katılan davacı ... ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2.bendinin 3.satırında yazılı "Mülhak Silahtar ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1686, K. 2012/172, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama