KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1740 E., 2011/7589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 3784,34 m2 ve 8096,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında özetle "Hazine tarafından mera iddiası ile dava açılmasına karşın mahkemece tahsisli ve kadim mera araştırmasının yapılmadığı" hususuna değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 108 ada 2 parsel yönünden davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin temyizi 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili oluşturulan hükme ilişkindir. Dava ve temyize konu 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı ... aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 5, 6 ve 7. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 5. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1740, K. 2011/7589, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama