KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1873 E., 2011/2851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... , ile davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 135 ada 12 parsel sayılı 2980,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalılar Hazine, Gaziler Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan El Atmanın Önlenmesi ve Tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... , ile davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tarafların zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davacının dedesi, davalıların da kök miras bırakanı ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, dava konusu taşınmazı ölüm gününden önce davacı ... 'ye mi, yoksa davalı ...'un babası ...'a mı bağışlayıp zilyetliğini devir ve teslim ettiği yönünde toplanmıştır.
Dava ve temyize konu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı, aynı zamanda davacının da dedesi olan ...'a ait olduğu, davalı ... ve arkadaşlarının, taşınmazın miras bırakanı tarafından babaları ...'a bağışlandığını kanıtlayamadıkları gibi, taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin de bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle davalılar ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine,
2- Davacı ... 'nin temyizi itirazlarına gelince;
Dava ve temyize konu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı, aynı zamanda davacının da dedesi olan ...'a ait olduğu, sağlığında 02.03.1990 tarihli senet ile taşınmazı davacı ... 'ye bağışlayarak zilyetliğini devir ve teslim ettiği, davacı tarafından da ev yapmak amacıyla tespit gününden önce taş döküldüğü, tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Ancak, temyiz konusu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesiz olarak zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir.
Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı ... ile davacının müstakil zilyetliğinin 20 yıla ulaşmaması nedeniyle taşınmazı kendisine bağışlayan ... ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesiz olarak zilyetlikle başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,
paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1873, K. 2011/2851, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama