KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1987 E., 2011/8419 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davanın davalılarından ..., ..., ... ve ... oğlu ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Asıl ve birleşen dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, dava konusu muhdesatın mülkiyetinin dört pay kabul edilerek bir payının davacı ...’e, bir payının davacı ...’e, bir payının davacı ...’a ve bir payının da tüm tapu kayıt maliklerine aidiyetinin tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davanın davalılarından ..., ..., ... ve ... oğlu ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ve muhdesat aidiyeti tespiti davaları için herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemiş olmasına göre, mahkemece dava konusu bina niteliğindeki muhdesatın asıl ve birleşen davanın davacıları ile tarafların ortak miras bırakanı ...
Şengöz tarafından eşit hak sahibi olacak şekilde meydana getirildiğinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp az yukarıda adı geçen davalıların bunlara ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre birleştirilmiş olsa bile birleşen her dava bağımsızlığını korur. Bu hukuksal olgunun sonucu olarak davaların birleştirilmesi durumunda mahkemece tek bir dava açılmış gibi her iki davadaki istemler birleştirilerek tek bir hüküm verilemez. Davaların her birinin bağımsızlığını koruduğu gözetilerek hüküm yerinde birleşen davalardan her biri hakkında ayrı ayrı olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; HUMK'un 74.maddesi hükmüne göre hakim tarafların isteği ile bağlı olup, istekten fazlasına veya başka şeye hükmedemez.
Öte yandan gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, muhdesatın arzdan bağımsız olarak mülkiyete konu edilemeyeceği, bu halde sadece muhdesatı meydana getirenin tespitiyle yetinilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; mahkemece verilen kararda asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması isabetsiz olduğu gibi, muhdesatın zeminden bağımsız mülkiyetinin olamayacağı göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm oluşturulması ve talep bulunmadığı halde tüm mirasçılar yönünden de kesin hüküm oluşturacak şekilde aidiyet tespitine karar verilmesi dahi isabetsiz, az yukarıda isimleri geçen asıl ve birleşen davanın davalılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
hüküm yerinin bir numaralı bendinin ikinci paragrafının hüküm yerinden tamamıyla çıkartılmasına, yerine. “1-a)” bendi olarak “Asıl davanın kısmen kabulüyle, 151 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan dava konusu bodrum üzeri üç katlı kargir ev niteliğindeki binanın dörtte birinin davacı ... ve ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,”.
“1-b)” bendi olarak “Birleşen davanın kısmen kabulüne, 151 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan dava konusu bodrum üzeri üç katlı kargir ev niteliğindeki binanın dörtte birinin davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,” sözlerinin yazılmasına, diğer bentlerin olduğu gibi muhafaza
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1987, K. 2011/8419, 23 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama