KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2101 E., 2011/4219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 14.06.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kaydı ve mirasçılık belgesi içeriğinden, dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı 1937 parsel sayılı taşınmazın maliki ... ...’ın taraflar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyasının aslı veya onaylı örneği de getirtilmediğinden davada yer alan taraflar dışındaki diğer paydaş mirasçıların ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında davaya konu muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu kabul edip etmedikleri anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca davada taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belli değildir. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir. Taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Öte yandan; davacılardan ...’ın tapu kayıt malikinin mirasçısı ve dolayısıyla da taşınmazın paydaşı olmadığı, bu nedenle ortaklığın giderilmesi davasının da tarafı olamayacağı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca adı geçen davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, koşullarının varlığı halinde ancak eda nitelikli sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası açabileceğinin kabulü gerekir.
O halde, öncelikle ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası getirtilmeli, taraflar dışındaki tüm mirasçı paydaşların ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında dava konusu muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu açık bir biçimde kabul edip etmedikleri duraksamasız belirlenmeli, muhtesatların davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen tüm paydaş mirasçıların davada taraf olmalarının zorunlu olduğu düşünülerek davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı, yargılamaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri ve delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2101, K. 2011/4219, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama