KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2167 E., 2012/796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalı ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 123 ada 20 parsel sayılı 12.425.95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına, 110 ada 15, 16, 28, 29, 25, 26, 14 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar davalı ... ve diğer davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 123 ada 20, 110 ada 25, 26, 14, 28, 29 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi, 110 ada 15 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ...
Gürgözeler tarafından düzenlenen rapor ve haritada (E) harfi ile gösterilen 433.122 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geriye kalan 423.28 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ... adına, 110 ada 16 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 157.26 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geriye kalan 1915.05 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ... adına,
(B) harfi ile gösterilen 132.292 m2 ve (F) harfi ile gösterilen 75.561 m2 yüzölçümündeki hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazların tespit gibi dava konusu olmayan 112 ada 11 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve (A) harfi ile gösterilen 152.133 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davalı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyiz konusu 123 ada 20, 110 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar ile 110 ada 15 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (E) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan 423,28 m² yüzölçümündeki bölüm ile 110 ada .../.
16 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan 1915,05 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği,
110 ada 15 parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli rapor ve haritada (E) harfi ile gösterilen 433.122 m² yüzölçümündeki bölüm ile 110 ada 16 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 157,26 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde ise davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan; davacı ..., dava konusu 110 ada 26, 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tespit maliklerine karşı açtığı davadan ise 25.12.2009 tarihli celsede kayıtsız ve koşulsuz olarak feragat etmiş, feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden de ileri sürmemiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ile davalı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 110 ada 26, 28, 29, 16, 15, 25 ve 123 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA, peşin alınan harçların mahsubu ile geriye kalan 26,75 TL harcın hükmü temyiz eden davacı ... ile davalı ...'tan ayrı ayrı alınmasına,
2-Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı, dava konusu edilen 110 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri aleyhine dava açmamıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki.
Kadastro Hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan, dava konusu 110 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve eki belgelerin tescil işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 5. bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
yerine 5. bent olarak “110 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, taşınmaza ait tutanak aslı ve eki belgelerin tescil işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, 110 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ait hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA,
3-Davacı ... ve davalı Hazine'nin, dava konusu olmayan 112 ada 11 parsel ile hakkında tutanak düzenlenmeyen uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen harita ve raporda (B) harfi ile gösterilen 132.292 m2 ve (F) harfi ile gösterilen 75.561 m2 yüzölçümündeki taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgelere göre uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen harita ve raporda (B) harfi ile gösterilen 132.292 m2 ve (F) harfi ile gösterilen 75.561 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkında kadastro sırasında tutanak düzenlenmediği ilgililerin tespit gününde hazır bulunup dava konusu taşınmazlar hakkında uyuşmazlık çıkartmadıkları çekişmeli taşınmazların kadastro dışı bırakıldığı toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmaz ya da taşınmazlar hakkında açılacak davaların genel mahkemede çözümlenmesi zorunlu, Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksızdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Bu olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacının dava dilekçesinde 110 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında davası bulunmadığı halde, yapılan keşifte davacının hak iddia ettiği yerin içinde uzman bilirkişi ...
Gürgözeler tarafından hazırlanan harita ve raporda 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 152.133 m2 yüzölçümündeki bölümünün de bulunduğundan bahisle bu bölüm üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın esasına girilerek taraflar açısından kesin hüküm oluşturacak şekilde tapuya tesciline karar verilmiş olması dahi isabetsiz, davacı ... ve davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden,
110 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile hakkında tutanak düzenlenmeyen uzman
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2167, K. 2012/796, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama