KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2383 E., 2011/7021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2011
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava konusu taşınmazın kamu malı mera olmadığı zilyet davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazın güneyinde komşu eylemli biçimde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bulunduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözümlenebilmesi için yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılması zorunludur.
Kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılmış olması ya da yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmiş olması gerekir. Ne var ki, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 ve 5618 sayılı yasalar gereğince mera tahsisi yapılıp yapılmadığı öncelikle İl Özel İdare Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, sözü edilen yasalar uyarınca bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılarak her iki harita çakıştırılarak yerine uygulanmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, mera tahsisi yapılmamış ise dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı,
tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek keşifte saptanan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı,
deliller değerlendirilirken dava konusu taşınmaz ile kuzeyinde komşu 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yerinin tarif edilmediği özellikle gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2383, K. 2011/7021, 18 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama