KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2387 E., 2011/8198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava konusu 101 ada 424, 472, 486, 504, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazlar miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davacı Hazine'nin davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, davacı Hazine'nin temyizi üzerine bozma ilamında özetle “yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılması” gerektiği yönüne değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun anlaşılmasına, dava konusu 101 ada 472 ve 504 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı, üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ...
Güvercin ve Nazim Yaman yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile daire bozma kararı gereğine uygun bulunan dava konusu 101 ada 472 ve 504 parsel sayılı taşınmazlarla ile ilgili hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı Hazine'nin dava konusu 101 ada 424, 486, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı, taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... Güvercin ve arkadaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Gerçekten kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava konusu 101 ada 424, 486, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazlara komşu 101 ada 84, 157 ve 533 parsel sayılı taşınmazlar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Dava konusu 101 ada 424, 486, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazlar ile komşu mera taşınmazları arasında doğal ya da yapay belirgin ayırıcı bir sınır mevcut olmadığı gibi dava konusu taşınmazların mera bütünlüğünü bozacak şekilde mera taşınmazlarının içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; dava konusu 101 ada 424, 486, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen dava konusu olmayan mera niteliğindeki taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan eylemli duruma aykırı düşen sübjektif nitelikteki yerel, teknik ve tespit bilirkişi sözlerine de değer verilemez. Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu 101 ada 424, 486, 505, 506, 507, 508 ve 509 parsel sayılı taşınmazların mera niteliğinde olmadığı yolundaki raporunun da yasal bir dayanağı bulunmadığının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2387, K. 2011/8198, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama