KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2466 E., 2012/321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, davacı tarafın hasarın onarımı için personeline fazla mesai ücreti ödediğine veya bu işi üçüncü kişilere yaptırıp ayrıca harcamada bulunduğuna ilişkin bir iddia bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir delil ve belge de sunmamış olmasına göre, mahkemece işçilik ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, davacı tarafın buna ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tarafın tüm davalıların sorumlu olduğuna yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı ... Genel Müdürlüğünün ve MAK İnşaat şirketinin zarardan sorumlu olmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç toplanan delillere, davalılar arasında düzenlenen sözleşme içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Eser sözleşmelerinde, kural olarak iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmadığından yüklenici üstlendiği işi iş sahibinden bağımsız olarak ve sözleşme koşullarına uygun biçimde tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu nedenle öğreti ve uygulamada adam çalıştıran sıfatı bulunmayan iş sahibinin, işin yapımı.../...
2011/2466-2012/321 S.2
sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmekte ise de, bu kural kesin değildir. İş sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşmede, iş sahibine yapılan işi kontrol ve denetleme, yükleniciye emir ve talimat verme yetkisinin tanınmış olması halinde iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından, iş sahibinin da yüklenici ile birlikte Borçlar Kanununun 55. maddesi hükmünde belirtilen “adam çalıştıran” sıfatıyla ve kusursuz sorumluluk esaslarına göre zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bu sorumluluğun aynı kanunun 51. maddesi hükmüne göre müteselsil(zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davalılar ... Genel Müdürlüğü ile ... İnşaat arasındaki sözleşme ve şartname hükümleri bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde(özellikle sözleşmenin Yapı Denetim Hizmetleri başlığı altındaki 15.ve 16. maddeleri); iş sahibi olan davalı ... Genel Müdürlüğüne işin yapımı sırasında görevlendireceği mühendis vasıtasıyla yüklenici olan davalı şirketi ve yaptığı işleri kontrol ve denetleme, yüklenici davalı şirkete emir ve talimat verme yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda iş sahibi davalı ... Genel Müdürlüğünün de diğer davalı ... İnş.A.Ş. ile birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan; dosya içerisinde mevcut ve yargılama aşamasında içeriği doğrulanan hasar tespit tutanağı incelendiğinde, davalı MAK İnşaat yetkilisinin tutanağı hasarı yapan sıfatıyla imzaladığı,yine davalı ... İnşat A.Ş.nin davaya cevap dilekçesinde ihale edilen işin MAK İnşaat şirketine devredildiğini ve hasarın adı geçen alt yüklenici şirket tarafından meydana getirildiğini savunduğu anlaşılmaktadır. Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde zararın alt yüklenici olan MAK İnşaat Şirketi tarafından meydana getirildiği ve adı geçen davalının da Borçlar Kanununun 41.maddesi uyarınca bizzat haksız fiil sorumlusu olarak ve ayrıca diğer davalılarla birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca; mahkemece tüm davalıların meydana gelen zarardan dolayı müteselsilen sorumlu olduklarının kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı tarafın temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2011/2466-2012/321 S.3
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2466, K. 2012/321, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama