KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2475 E., 2012/1484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Hukuki yarar dava koşulu olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemece resen araştırılması ve ancak hukuki yararın mevcut olduğunun belirlenmesi halinde davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı görevlileri tarafından iş merkezinde kaçak kuyu suyu kullanıldığı belirtilerek tutanak düzenlendiği, tahakkuk ettirilen bedeli ödememeleri üzerine aleyhlerine girişilen icra takibine itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, davalının açtığı itirazın iptali davasının mahkemece husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiğini öne sürerek, kaçak su tutanağına dayanılarak tahakkuk ettirilen bedel miktarınca davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kaçak su tutanağının davacı yönetim adına düzenlendiğinden davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın esası yönünden hüküm kurulmuştur. Dava konusu kaçak su tutanağına ilişkin itirazın iptali davasının husumet yokluğundan reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği gözetildiğinde, aynı tutanağa dayanılarak davalı tarafından davacı aleyhine dava açılamayacağı ve takip yapılamayacağı sabit hale gelmiştir.
Bu durumda, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hukuki yararı bulunmayan davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2475, K. 2012/1484, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama