KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2488 E., 2011/4848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 05.07.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ...(.....,) vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava,taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın “kaçak yapı” olduğu, bu nedenle davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dava dosyası kapsamı ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu muhdesatın kısmen üzerinde bulunduğu 2523 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda, taşınmazdaki ortaklığın satılarak giderilmesine karar verildiği, kararın kesinleşerek taşınmazın satış aşamasında olduğu, muhdesatın kısmen üzerinde bulunduğu 2523 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde taraflar ve dava dışı Hazine arasında derdest ve görülmekte olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir davanın bulunmadığı, bu olgular gözetildiğinde somut olayda usulün 567.maddesi hükmünde sözü edilen ön mesele sorununun da olmadığı belirlenmiştir.
Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü nitelikte bir dava olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Somut olayda davacının haksız zenginleşme hükümlerine göre dava açabileceği tartışmasızdır. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Öğretide ve uygulamada eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davasının açılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Kural olarak hukuki yarar dava koşuludur. Taraflardan birinin kabulü de dava koşulunun yokluğunu ortadan kaldırmaz. Az yukarıda saptanan hukuksal olgular dikkate alındığında somut olayda dava koşulu gerçekleşmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2488, K. 2011/4848, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama