KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2792 E., 2011/6143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İzmir Asliye 7.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü yönündeki önceki günlü hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizce hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında asıl davanın davalısı ... tarafından açılan dava görülen davayla birleştirilmiştir.
Asıl ve birleşen dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olup, hüküm asıl ve birleşen davaya yönelik taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Asıl davaya yönelik temyiz incelemesi:
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, muhdesatın birinci katının davacıya ait olduğunun tespitine, ikinci ve üçüncü katlara yönelik davanın reddine, davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına, dava konusu muhdesatın ikinci katı yönünden bir talep bulunmamasına, üçüncü ve çatı katının ortak yapıldığının dava dilekçesinde açıklanıp, taşınmazda tarafların 1/2 oranında paydaş olduğu gözetildiğinde davacı tarafın üçüncü kat yönünden dava açmasında hukuki yararının bulunmamasına, yine keşifte belirlenen muhdesat değeri üzerinden yargılama sırasında harç tamamlattırılmamış olmasına göre asıl davanın davalısı ...’ın tüm, asıl davanın davacısı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; asıl davanın kısmen kabul edildiği gözetildiğinde kabul edilen bölüm ve dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davacı yararına da vekalet ücretine hükmedilmesi ve davanın kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekirken bu olgu gözardı edilerek davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve tüm yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiş, asıl davanın davacısının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davaya yönelik temyiz incelemesi:
Mahkemece birleşen davanın kabulüne, muhdesatın ikinci ve üçüncü katı ile çekme katının(sundurma) davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı taraf muhdesatın ikinci, üçüncü ve çekme katının kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemiyle görülen davayı açmış, asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde davacı taraf muhdesatın ikinci katının açıkça davalı tarafından yapıldığını, üçüncü ve çatı katının ise müşterek yapıldığını öne sürmüştür.
Hal böyle olunca, muhdesatın ikinci katı yönünden birleşen davada verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Şu halde birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık üçüncü ve çekme kata yöneliktir.
Birleşen davanın yeni bir dava olduğu, asıl davada dinlenen tanık anlatımlarının çelişkili bulunduğu ve bu davada ispat yükünün birleşen davanın davacısında olduğu gözetildiğinde, davacı ve davalı taraftan varsa başka delilleri de sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanıp taraf tanıkları da hazır edilerek taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli, davanın kanıtlanmasına yeterli delil bulunmadığı taktirde davacı tarafa yemin ... da hatırlatılıp bu doğrultuda uygulama yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir uygulama yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilmesi doğru görülmemiş birleşen davanın davalısının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2792, K. 2011/6143, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama