KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2897 E., 2012/1541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalılardan ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 205 parsel sayılı 4630,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, aynı ada 206 parsel sayılı 4460,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların muris ... ... mirasçıları adına tescili istemiyle, davacı ... ise, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ...'ın ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ...'in davasının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 205 parsel sayılı taşınmazın davacı ... ve paydaşları adına, aynı ada 206 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... ile davalılardan ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 101 ada 205 ve 206 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafın miras bırakanı ... ...'dan kaldığı, davacının bayii ... tarafından imar-ihya edilen taşınmazlardan olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiştir. Taşınmazların ... ... terekesine dahil olduğu, bu nedenle iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabii olduğu gözönüne alındığında, mahkemece mirasçılarından Bayram'ın davacıya yaptığı satışa değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 26,80 TL harcın davacıdan alınmasına,
2-Davalılar ... mirasçıları ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazların davacı ... ile davalıların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tesbit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,
keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa,
deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı,
bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2897, K. 2012/1541, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama