KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/2933 E., 2012/2228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 33 parsel sayılı 81500 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, mahkeme ilamına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına, 422 parsel sayılı 42000 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini, dayanak kayıtların miktar fazlasının adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve usule yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen reddine, dava ve temyiz konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ile ... mirasçılarının tutunduğu ve kadastro tespitine esas alınan 22.7.1953 tarih 23 sayılı sicilden gelen 24.5.1967 tarih 3 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının ise Malazgirt Sulh Hukuk Mahkemesinin 6.3.1970 tarih 1967/26-1970/8 E.K.
Sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, dava konusu 422 parsel sayılı taşınmazın ise davalıların tutunduğu 1937 tarih 169 tahrir nolu vergi kaydının kapsamında kaldığı ve taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar ... ve arkadaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre, mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile Genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle temyize konu olmayan taşınmazlar yönünden davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 6, 7, 8, 9, ve 10. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 6. bent olarak " Davacı Hazine tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/2933, K. 2012/2228, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama