KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/320 E., 2011/4881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 181 parsel sayılı 47.875 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı satış, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve 694 parsel sayılı 20.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacılar Ekrem, İrfan ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında Hazine davacı sıfatıyla duruşmalara katılmış ve karar başlığında davacı olarak gösterilmiştir. Mahkemece davanın reddine, 181 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma yetersiz olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Dava konusu 181 ve 694 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına tespit edilmiş, itirazı reddedilen gerçek kişi davacılar tarafından yasal süresinde eldeki bu dava açılmıştır. Ne var ki, kadastro tespitine Hazine’nin de itiraz ettiği, Kadastro Komisyonunca 1.07.1985 tarih ve 114 nolu kararla 181 parsel sayılı taşınmaza yönelik ve 1.07.1985 tarih ve 285 nolu kararla 694 parsel sayılı taşınmaza yönelik Hazine itirazının da reddedildiği, 181 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kadastro Komisyon kararının tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ belgelerinin bulunamadığı,
694 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kadastro Komisyon kararı gerçek kişi itiraz edenlerle Hazine'ye 17.09.1985 tarihinde tebliğ edildiği dosya içeriğiyle anlaşılmış olup, gerçek kişi davacılar tarafından yasal süresinde açılan davanın yargılaması sırasında Hazine temsilcisinin davacı sıfatıyla duruşmalara katıldığı, sözlü beyanlarıyla Hazine adına istemde bulunduğu, karar başlığında davacı olarak gösterildiği ve hükmü temyiz ettiği;
kadastro davalarında basit muhakeme usulünün uygulanacağı ve aynı taşınmazla ilgili kadastro tespitine yönelik davaların birlikte görülüp, uyuşmazlıkların birlikte çözümleneceği dikkate alındığında Hazine'nin eldeki davaya katıldığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca 181 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazine istemi konusunda araştırma ve soruşturma yapılmamış olması isabetsiz olduğu gibi 694 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi ve sicil oluşturulmaması dahi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/320, K. 2011/4881, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama