KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/336 E., 2011/6807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 200 ada 18 parsel sayılı 286,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... ..., 128 ada 121 parsel sayılı 185,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ..., 128 ada 120 parsel sayılı 602,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı gerekçelerle davalı ..., 108 ada 790 parsel sayılı 11432,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı gerekçelerle davalılar ... ... ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle ... ve ...,
104 ada 110 parsel sayılı 24946,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı gerekçelerle davalı ... ... ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazların ortak miras bırakanları ... ...'dan kaldığı ve paylaşılmadığını ileri sürerek tüm mirasçılar adına dava açmıştır.
Mahkemece, keşif giderinin yatırılması için verilen kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava askı ilan süresi içinde açılmış kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Mahkemece kesin süreye uyulmadığı gerekçe gösterilerek davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü uyarınca reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünde taraflardan her birinin dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak zorunda olduğu, hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderler mahkeme veznesine yatırılmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacağı açıklanmıştır.
Bu hükmün amacı, verilen ara kararlarının ciddiyet ve özenle yerine getirilmesini sağlamak, bu yolla davaların uzun süre elde kalmasını önlemektir. Hakim tarafından verilen kesin süre içinde gereken giderleri vermeyen taraf sadece gider yapılmasını gerektiren işlemin yapılması isteminden vazgeçmiş sayılır. Davadaki bütün istemlerinden vazgeçmiş sayılamaz.
Bu olgunun sonucu olarak da verilen kesin süre içinde gereğinin yapılmaması halinde gider yapılmasını gerektiren işlemin niteliği ve davanın sonucuna etkisi gözetilerek mevcut delillere göre karar verilir.
Kesin süreye uymamanın doğurduğu bu ağır sonuç gözetildiğinde, kesin süreden söz edilebilmesi için ara kararında yapılması gereken işlerin neler olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde tam olarak açıklanması, yatırılması istenilen giderlerin miktarının ara kararında ayrıntılı olarak gösterilmesi, verilen sürenin giderin temin edilip yatırılabilmesi için makul ve yeterli uzunlukta olması, gider yatırılmamasının sonuçlarının taraflara açıkça anlatılması ve tarafların bu konuda uyarılması gerekir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. Taraflara tanıklarını taşınmaz başında hazır etmeleri gibi bir zorunluluk yüklenemeyeceğinden keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin taraf tanıklarına ve bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle dava dosyası keşfe hazır hale getirildikten sonra mahkeme heyeti yolluğu, bilirkişi ve tanıklara ödenecek ücret ve davetiye giderleri ile araç ücretinin tespit edilmesi, davetiye tebliğinin zaman alacağı da gözetilerek davetiye giderlerini yatırması için verilecek sürenin diğer giderlerin yatırılması için verilecek süreden daha kısa belirlenmesi,
ispat yükü üzerinde olan tarafa belirlenen mahkeme heyeti yolluğunu, araç ücretini, bilirkişiler ve tanık ücretlerini, bilirkişi ve tanıklar adına çıkartılacak davetiye giderlerini, karşı tarafa da dinletmek istediği tanıkları için belirlenen ücret ve davetiye giderlerini mahkeme veznesine yatırmaları için kesin süre verilmesi, davetiye giderlerinin yatırılması halinde öncelikle bilirkişi ve tanıklar adına davetiye çıkartılması gerekir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince mahkemece 20.05.2010 günlü oturumda keşif giderlerini mahkeme veznesine yatırması için davacı tarafa ihtarı içerir davetiyenin tebliğinden itibaren 10 gün kesin süre verilmiştir.
Ne var ki, tarafların ortak miras bırakanına ait mirasçılık belgesine esas nüfus aile tablosu, dava konusu 108 ada 790 parsel sayılı taşınmaza komşu aynı ada 751 ve 822 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ile varsa dayanağı belgeler getirtilmediği gibi, davacı ... tarafından babası ... ... hakkında gaiplik kararı alınması için derdest dava bulunduğu ileri sürüldüğü halde dosyanın sonuçlanıp sonuçlanmadığının araştırılmadığı, dava dosyası için keşif gününün kararlaştırılmadığı, ara kararında bilirkişi ve tanıklara ödenecek ücret ve bunlara çıkartılacak davetiye giderlerinin belirlenmediği,
bu giderlerin yatırılması için taraflara kesin süre verilmediği anlaşılmaktadır. Dosya keşfe hazır hale gelmediği ve verilen sürenin de kesin süre niteliğinde olmadığı gözetildiğinde somut olayda kesin süre sonuçlarının uygulanamayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca mahkemece verilen kesin sürenin yöntemine uygun olmadığı, böyle bir ara kararına dayanarak davada kesin süre sonuçlarının uygulanamayacağı gözetilerek öncelikle yukarıda belirlenen eksikliklerin yerine getirilerek dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesinden sonra yeni bir keşif günü belirlenmesi, davacı tarafa keşif giderlerini depo etmesi için yeniden ve az yukarıda açıklanan şekilde yöntemine uygun biçimde kesin süre verilmesi, keşif giderleri yine yatırılmadığı taktirde şimdiki gibi hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/336, K. 2011/6807, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama