KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3521 E., 2012/1985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 679 ada 20 parsel sayılı 8.981.29 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalılar ... ve paydaşları adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... tescil ilamı ile oluşan ancak henüz tapuya tescil edilmeyen taşınmazın dava konusu edilen taşınmaz içinde bırakıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 1222.61 m² yüzölçümündeki bölümünün iptali ile davacı ..., geriye kalan bölümün davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 679 ada 20 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 07.12.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1222.61 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı ... ile üçüncü kişiler arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/52-2003/47 E.K sayılı dava dosyasında Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazın haritası kapsamında kaldığı, her ne kadar sözü geçen tescil ilamının eldeki dosyanın davalıları ... ve paydaşları hakkında kesin hüküm niteliğinde değil ise de tescil ilamına ait dosyada taşınmaz başında yapılan keşifte ...'ın mahalli bilirkişi olarak dinlendiği,
taşınmazın üçüncü kişilerin zilyetliğinde olduğunu belirttiği, taşınmazın 1990'lı yılların başlarında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden iken çaylık haline getirildiği, davalı ... ve paydaşlarının davaya konu taşınmaz bölümü üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde bakıldığı, taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açıldığına göre, dava konusu olan bölümün taşınmazdan ifrazı ile davacı taraf adına tesciline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken taşınmazın dava konusu olmayan bölümü hakkında da infazda tereddüt gösterecek ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 1.bendin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine 1.bent olarak “Davanın kabulüne, dava konusu ...
İli ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3521, K. 2012/1985, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama