KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3533 E., 2011/3589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile ... ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 63 ada 2 parsel sayılı 252 m2 yüzölçümündeki taşınmaz genel mahkemede dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... ... ve arkadaşları tarafından davalı Hazine, Devrek Belediyesi Tüzel Kişiliği ve ... ... (...) aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 92/160 payının davalı ... ... mirasçısı ... ..., 78/160 payının Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/388-717 E.-K. sayılı ... ...’e ait veraset ilamındaki....’nın payı davalı ... ... mirasçısı ... ...’e ait olmak üzere ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ile ... ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 63 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde aktarılan dava tarihinde, ... oğlu ...’in mirasçıları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın ... oğlu ...’in iken ölümü üzerine mirasçıları arasında 13.3.1324 tarihinde yapılan paylaşma sonucu dava konusu taşınmazın 5/8 payının oğlu ...’e, 3/8 payının ise oğlu ... ...’e kaldığı, ... ...’in paylaşmadan sonra 1324 tarihinde bekar ve çocuksuz ölmesi üzerine 3/8 payının kardeşleri ..., ...., ... .... ve ...’ya kaldığı,
.....’nin kardeşi ... ....’den kalan miras payını kardeşi ...’in oğlu ... ...’a 16.7.1930 tarihli noter satış senedi ile satarak zilyetliğini devrettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davalı Hazine'nin ve davalı ... ... mirasçıları ... ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkemece ... ...’ın eşi ...’nin miras payı dikkate alınmadan ... ...’ın çocuksuz öldüğünden tek mirasçısı kız kardeşi .....’nın kızı ..... ...’in kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. ... ...'ın 28.6.1970 tarihinde çocuksuz ölmesi üzerine eşi ... ile kendisinden önce ölen kız kardeşi ...’nın kızı ...'i mirasçı olarak bıraktığı, ... eşi ...’nin de 12.12.1976 tarihinde ölmesi üzerine kardeşleri ...,... ve ....’ın mirasçıları ..., ..., ..., ...,
... ve ...’ın kaldığı dosya içeriğiyle belirlendiği halde bu mirasçıların payları verilmediği gibi hükümde paylar toplamı paydaya eşit değildir. Kadastro hakimi genel mahkemeden aktarılan davalarda gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu gibi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi gereğince mirasçıları doğru belirlemek ve mirasçıların tümüne payını vermek ve ayrıca doğru sicil oluşturmak zorundadır.
O halde mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu taşınmazda hak sahibi olanların mirasçıları ve payları doğru ve eksiksiz belirlenmeli, gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3533, K. 2011/3589, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama