KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3557 E., 2012/763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 215 ada 8 parsel sayılı 22912,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ...'in miras yolu ile gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı el atmanın önlenmesi ve kal davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Yargılama sırasında ... miras yolu ile gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ...
Gencer tarafından düzenlenen 06.09.2010 havale tarihli rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 21639,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile muris Zeki Taylan'ın mirasçıları adına miras payları oranında, uzman bilirkişinin aynı tarihli rapor ve haritasında (A) harfi ile gösterilen 1273,00 m2 yüzölçümündeki bölümünde aynı adanın son parsel numarası verilerek davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 215 ada 8 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 06.09.2010 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 1273,00 m2 yüzölçümündeki bölümün davacıların tutunduğu 19.08.1991 tarih 102 sayılı tapu kaydının dayanağı tescil krokisi dışında kaldığı, bu hali ile dayanak tescil krokisinin (A) harfli bölümü kapsamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen .../.diğer gerekçelere göre katılan davacı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tututanağı taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeni ile malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Böylesi bir durumda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükmüne göre Kadastro Hakimi resen lüzum görülen diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu gibi mahkemece belirlenecek gerçek hak sahibinin dosyada taraf olması da zorunlu değildir.
Davalı ... yargılama safahatinde hak sahipliğini bir kayıt veya belgeye dayandırmamış olup somut olayda davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekir.
Nitekim dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanığın davalı ...’ın dava konusu taşınmaz bölümü üzerindeki hayvan barınağını 1990 yılında yaptığını, bundan evvel boş bir alan olduğunu bildirdikleri, aynı zamanda kadastro tespitininde 04.12.2008 günü olduğu gözetildiğinde davalı ...‘ın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan 20 yıllık süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Taşınmaz üzerinde davalının ekonomik amacına uygun iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliği bulunmadığına göre dava ve temyize konu 215 ada 8 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 06.09.2010 havale günlü rapor ve haritasında (A) harfi ile gösterilen 1273,00 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına tesciline, taşınmazın bu bölümü üzerinde bulunan muhdesatlarının konumu, adedi, cinsi ve kime ait olduğu keşfen saptanarak muhdesatların tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3557, K. 2012/763, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama