KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3609 E., 2011/3600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 153 ada 3 parsel sayılı 40.443,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava dışı ...adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümünün adına tapuya tescili istemiyle Tapu Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen kesin süreye rağmen süresinde dava konusu taşınmazın tespit maliki ...davaya dahil edilmediğinden davanın reddine, dava konusu taşınmazın tutanağı kesinleştiğinden hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiş, mahkemece davacının temyiz isteminin de temyiz harcının temyiz süresi içinde yatırılmadığından reddedilmesi üzerine davacı temyiz talebinin reddine dair kararı temyiz etmiştir.
Temyiz yoluna başvuran davacı ...’a temyiz yoluna başvurma harcını verilecek uygun bir süre içerisinde yatırması gerektiği, aksi halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi gereğince işlem yapılacağına ilişkin ihtarat yapılmadan, temyiz isteminin temyiz harcı yatırılmadığı gerekçesiyle ek karar ile reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemenin ek kararını temyiz eden davacının kendisine bu yönde ihtarat yapılmasına hacet bırakmaksızın temyiz harcını da yatırdığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle davacı tarafın temyiz isteminin reddine ilişkin 2.2.2010 günlü 2007/128-2008/1052 E.K. sayılı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine geçildi; Gereği görüşüldü.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf dava konusu 153 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olmayan Tapu Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Daha sonra dava konusu taşınmazın tespit malikinin davaya dahil edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, mahkeme hükmünün 1 ve 2. bentlerindeki “Davanın REDDİNE, Dava konusu Samsun İli, ....
İlçesi, ... köyü 153 ada 3 parsel nolu taşınmazın kesinleşerek tapuya tescil edildiği ve davalı hale getirilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ...” sözlerinin çıkartılmasına, yerlerine “Davanın husumet nedeniyle REDDİNE, Dava konusu Samsun İli,.... İlçesi, ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3609, K. 2011/3600, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama