KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/396 E., 2011/2774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 19.04.2011 günü belirlenen saatte temyiz edenler ... ve arkadaşları vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında ada ve parsel numarası ve yüzölçümleri tutanaklarında gösterilen dava konusu taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların ... mirasçıları davacı ... ile davalılardan ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... 'tan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılmadığı belirlendiğine göre mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'ın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/396, K. 2011/2774, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama