KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4098 E., 2012/1692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 242 ada 4 parsel sayılı 304.60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 242 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyiz konusu 242 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yapılmış yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanına ait olduğu, ortak miras bırakan ... ...'un 10.10.2004 tarihinde vefat ettiği ve ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, bağış ya da satış yoluyla da davacıya bırakılmadığı, davalının iddiasını ispat edemediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...’un sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Hüküm fıkrasında adlarına tescile karar verilen mirasçıların payları gösterildiği halde taşınmazın 256 pay kabul edilerek iştirak halinde mülkiyet şeklinde tesciline karar verilmiştir. Mirasçıların miras payları hüküm yerinde gösterildiğine göre mülkiyet paylı olup, artık iştirak halinde mülkiyetten söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4098, K. 2012/1692, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama