KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/416 E., 2011/6719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 107 ada 26 parsel sayılı 11775.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 112 ada 32 parsel sayılı 15682.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve ifraza dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazların tapu ve vergi kayıtlarının olmadığını, davalının zilyetliğinin bulunmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18.madde hükmü gereğince Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi hükmü gereğince mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 107 ada 26 ve 112 ada 32 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazların sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan komşu 107 ada 24 ve 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazların sınırını oluşturan komşu mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmazlara el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Öte yandan 112 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tespit dayanağı 1938 tarih 128 tahrir sayılı vergi kaydının uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri yetersiz ise de kayıtta belirtilen sınırların her yerde bulunabilecek sınırlar niteliğinde olduğu ve vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı hususları nazara alındığında kayda değer verilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/416, K. 2011/6719, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama