KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4351 E., 2012/2198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 13, 12, 11 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 49523,06 m², 2228,18 m², 14358,69 m² ve 10253,79 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, dava konusu 112 ada 67 parsel sayılı taşınmaz ise vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 112 ada 13 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 112 ada 11 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 112 ada 67 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 112 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise davacı ..., davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... kendi ve paydaşları adına tespit gören 112 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, mevcut eksikliğin komşu parsellerde kaldığını öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece özetle; "tespite esas alınan dayanak kayıtlar ile krokilerinin yerine uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, husumet yönünden değerlendirme yapılması ve davalı ...'ın kabulü gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;
dava konusu 112 ada 9, 11, 12, 13 ve 67 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.05.2010 ve 29.07.2010 tarihli rapor ve ek rapor ile haritalarında A, B, C, D, E, F ve G harfleri ile gösterilen eksikliğin 131 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlarda kalması nedeniyle bu taşınmazlar yönünden mahkemenin yetkisizliğine, dava dışı 112 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının kadastro işlemlerinin olağan yöntemince tamamlanması için Tapu Sicil Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmiş;
hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ... ve paydaşları adına tespit edilen dava dışı 112 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 27.09.2001 tarih ve 387 sayılı tapu kaydının dayanağı krokisine 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddesine göre kapsam tayin edilerek yapılan değerlendirme sonunda tapu kaydındaki yüzölçüm eksikliğinin dava konusu 112 ada 13, 12, 11, 9 ve 67 parsel sayılı taşınmazlar içinde kalmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkemece davacı ve paydaşları adına tespit edilen dava dışı 112 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm eksikliğinin ... İlçesi ... Köyü 131 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar içinde kaldığı belirtilerek mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş ise de bu taşınmazlara yönelik eldeki dosyada davacı ... tarafından taşınmazların tespit maliklerine karşı usulüne uygun olarak yöneltilen bir dava yoktur. Mahkemeler talepten fazlaya hüküm kuramaz.
Belirtmek gerekir ki; davacı tarafın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava dışı 131 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak görevli ve yetkili mahkemede dava açma hakkı mahfuz bulunmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece talebin dışına çıkarılarak dava konusu edilmeyen ... Köyü 131 ada 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...
Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına, ondan sonraki sıra numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, Kadastro Mahkemesinin arşivi bulunmadığından hükmün 7 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “asıllarının” kelimesinden sonra gelmek üzere “ ve dava dosya aslının” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4351, K. 2012/2198, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama