KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4416 E., 2012/2612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği Görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 52 parsel sayılı 1070,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak... ve paydaşları adına, aynı ada 656 parsel sayılı 627,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ile dava dışı... ve paydaşları adına, aynı ada 574, 595, 640 ve 736 parsel sayılı sırasıyla 822,60 m2, 192,91 m2, 268,98 m2 ve 559,97 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına,
aynı ada da 560 ve 709 parsel sayılı sırasıyla 869,01 m2 ve 351,12 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve paydaşları adına, 557 ve 590 parsel sayılı 433,55 m2 ve 363,05 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve paydaşları adına, 696 parsel sayılı 290,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... ve paydaşları adına, 594 ve 661 parsel sayılı 275,72 m2 ve 815,17 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini dayanılarak, aynı ada 718 parsel sayılı 516,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece 103 ada 52 ve 656 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın husumet nedeniyle reddine,kadastro tutanak ve eklerinin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, diğer dava konusu taşınmazlara yönelik davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yapılan ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında, bir başka deyişle hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı ..., dava konusu 103 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olmayan ... ve arkadaşlarını hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 103 ada 52 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ...'ın dava ve temyize konu 103 ada 557, 560, 574, 590, 594, 595, 640, 661, 670, 696, 709, 718 ve 736 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazların tespitinde bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da kayıt ve belgeye dayanılmamıştır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, zilyetliğin teslimi ile de mülkiyetin karşı tarafa geçeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazların davacı ... ile davalılar ... ve arkadaşlarının ortak miras bırakanı ...'a ait olduğu, ...'ın sağlığında dava konusu taşınmazları davacı ve davalılara bağışlayarak zilyetliğini devrettiği, bu şekilde mülkiyetin geçtiği, dosya içeriği ve davacının 28.03.2008 tarihli duruşmadaki beyanı ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca davacı ...'ın dava konusu taşınmazlar üzerinde terekeden gelen bir hakkının kalmadığının kabulü gerekir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın bu taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; dava konusu taşınmazlardan husumet nedeniyle reddine karar verilen 103 ada 656 parsel sayılı taşınmazın davacı ... ile dava dışı... ve paydaşları adına tespit edildiği, davacının... ve paydaşlarına yönelik bir davasının da bulunmadığına ilişkin beyanı gözönüne alındığında davacı tarafın anılan parsel yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir.
Bu nedenle davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinde yazılı bulunan “103 ada 656 ve” söz ve rakamlarının hüküm yerinden çıkarılmasına, “... Husumet Yokluğu Nedeniyle” sözlerinden sonra gelmek üzere “...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4416, K. 2012/2612, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama