KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4455 E., 2012/1933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 165 ada 27 parsel sayılı 1220,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve davalı ... adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazın davalılar adına tespitinin yanlış olduğunu öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında 165 ada 27 parsel sayılı taşınmazı sehven dava ettiğini, 165 ada 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin yanlış olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davanın reddine, 165 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ; dava konusunun 165 ada 27 parsel sayılı taşınmaz olup ıslah yolu ile dahi dava konusunun değiştirilemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki ; davacı elde ki davada davalı olarak ..., ..., ... ve ...'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Davacı ...'ın 26.08.2010 günlü dilekçesinde bildirdiği 165 ada 28 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 165 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde 165 ada 27 parsel yazmış ise de dilekçe ve duruşmada ki beyanında dava edilen taşınmazın 165 ada 28 ve 29 nolu parsel olduğunu belirtmiş, iş bu taşınmazların da bir kısım davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığına göre; dilekçeye maddi yanılgıya düşülerek parsel numarasının yanlış yazılması ve bu yanlışlığın sonradan düzeltilmesi dava konusunun (müddeabihin) değiştirildiği anlamına gelmez.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş ; öncelikle davacıdan dava konusu ettiği taşınmazların ada ve parsel numaralarını bildirmesi istenmeli, gerektiğinde bu hususun tespiti için mahallinde keşif icra edilmeli, bundan sonra taraflardan delilleri sorulmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4455, K. 2012/1933, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama