KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4484 E., 2012/2527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı 161,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka dayanılarak dava dışı ..., ... ve ..., 102 ada 491, 122 ada 104 ve 126 ada 126 parsel sayılı sırasıyla 1361,86 m2, 398,84 m2 ve 8956,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve ... ile dava dışı ... ..., ... ..., ... ve... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka dayanarak ... ve ...'a husumet yönelterek miras payı oranında dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yapılan ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında, bir başka deyişle hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı, dava konusu 122 ada 2 parselde tespit maliki olmayan ... ve ...'u hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak da davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre dosyada bulunan 122 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş olması isabetsiz davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. bendinin 3.satırında yazılı bulunan “Kırklareli Merkez...
Köyü, ... mevkiinde bulunan 122 ada 2 parselin” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, taşınmaza ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine,
2-Davacının 102 ada 491, 122 ada 104 ve 126 ada 126 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Dava konusu 102 ada 491, 122 ada 104 ve 126 ada 126 parsel sayılı taşınmazlar ... ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... adlarına tespit görmüş, davacı da tespit maliklerinden ... ve ...'u hasım göstererek dava açmıştır. Dava ve temyize konu 102 ada 491, 122 ada 104 ve 126 ada 126 parsel sayılı taşınmazların tespit maliklerinden ... ..., ..., ... ... ve ... davaya çağırılarak yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamıştır.
Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde tespit maliklerinden ... ..., ..., ... ... ve ...'a dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, davacının dayandığı tapu kaydının kadastro sırasında hangi taşınmazlara revizyon gördüğü sorulup saptanmalı, kayıt malikleri ile irsi ilişkisi belirlenmeli, davacının 1.12.2010 günlü yargılama oturumunda tanık bildirdiği dikkate alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4484, K. 2012/2527, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama